Bu kentin ölüleri…
Orman yeşili mezarlıklarda huzurla yatar.
Ya yaşayanları?
Her gün aynı bön bakışlarla griliğe, betona, sıkışmış hayata bakar.
Sokaklarında umut değil, yorgunluk dolaşır.
Halk otobüsleri “konserve” gibidir; insan değil, nefes taşır adeta.
Hafif raylı sistem desen, yılların yorgunluğunu üstünde taşır.
Şehir büyür, gelişir denir… Ama insanın içi daralır.
Ekmeğe zam gelir, pazarda fiyatlar uçuşur, marketle yarışır.
Kazanan hep bellidir; kaybeden ise her zamanki gibi vatandaşın cebidir.
Bir yanda lüks hayatlar, ranttan beslenen düzenler…
Diğer yanda “idare et” denilen hayatlar.
Bu şehirde her şey var gibi görünür.
Sanayi var, ihracat var, gastronomi var…
Ama sofrada huzur yok.
Çalışan çok, geçinebilen az.
“Gastronomi şehriyiz” diye övünülür,
Ama bir dürüm bile lüks sayılır hale gelir.
Elektrik, su, doğalgaz, kira…
Her biri ayrı bir yük, her biri ayrı bir sınav.
Ekranlara bakarsın; her şey güllük gülistanlık.
Hayat pırıl pırıl, insanlar mutlu, gelecek parlak…
Ama sokakta yüzler gülmez.
Gülümsemeler bile maske gibi taşınır.
Yeni nesil ekranlarda büyür, dünyayı oradan tanır.
Eski nesil ise başka hayatları izleyerek kendi gerçeğinden kaçar.
Birileri bir gecede servet harcar,
Diğerine “ekmek buluyorsan şükret” denir.
Adalet mi?
Hak eden mi kazanır?
Yoksa bir telefon, bir tanıdık, bir “dayı” mı belirler kaderi?
Cevabı herkes bilir, ama kimse yüksek sesle söylemez.
Siyasetçi seçim zamanı hatırlar bu şehri.
Göz kırpar, söz verir, umut dağıtır…
Sonra yine aynı sessizlik, aynı uzaklık.
Eğitimde birincilikler anlatılır, başarı hikâyeleri yazılır.
Ama gençler gelecek kaygısıyla büyür.
Diplomalar çoğalır, umutlar azalır.
Ve en acısı…
Bu şehirde insanlar yaşar gibi yapar.
65 yaşında emeklilik,
70 yaşında bir ömür…
Yani insan, hayatının çoğunu tüketir,
Yaşamak için değil, sadece hayatta kalmak için.
Bu yüzden bu kentin mezarlıkları sessizdir, huzurludur.
Çünkü asıl gürültü, asıl yorgunluk, asıl tükenmişlik
Sokaklarda yürüyen “yaşayan ölülerdedir.”
Belki de en büyük soru şudur:
Biz gerçekten yaşıyor muyuz,
Yoksa sadece hayatta kalmaya mı çalışıyoruz?
Ve eğer öyleyse…
Bu düzeni değiştirmek için daha neyi bekliyoruz?

Galatasaray
Fenarbahçe
Samsunspor
Beşiktaş
Başakşehir
Eyüpspor
Göztepe
Trabzonspor
Kasımpaşa
Konyaspor
Antalyaspor
Gaziantep FK
Kayserispor
Rizespor
Alanyaspor
Sivasspor
Bodrum FK
Hatayspor
Adana Demir
Kocaelispor
Gençlerbirliği
F. Karagümrük
İstanbulspor
Erzurumspor FK
Bandırmaspor
Iğdır F.K
Boluspor
Amed Sportif F.
Çorum Fk
Ümraniyespor
Erokspor
A. Keçiörengücü
Pendikspor
Sakaryaspor
Ankaragücü
Manisa FK
Şanlıurfaspor
Bir Yorum Bırakın